Azbuz Toolbar Video V-kart Profilim Arama Yardım Çıkış Video V-kart Üye girişi Yeni üyelik Arama Yardım Benim de bir sitem olsun Sonraki site Sonraki site Azbuz Toolbar
Buradasınız: Azbuz --> naile sanat evi --> EBRU SANATI YAPILIŞI ve tarihçesi
23 Kasım 2008, Pazar
   
<< ANA SAYFA
 
 
 
EBRU SANATI YAPILIŞI ve tarihçesi
 
EBRU SANATI YAPILIŞI
 
 
 
 
  • Ebru yapımına önce kitremizi hazırlamakla başlarız.
  • Kitremizi 3 gün kadar bir sürede hazırlayıp teknemize süzerek koyarız.
  • Su ayarının kontrolünü çalışacağımız tekniğe göre ayarlarız.
  • Teknemizin üzerini kağıtla kapatarak yüzünün kurumasını engelleriz.
  • Boyalarımızı önceden teknikle 1,5 saat kadar ezip, 1-2 ay kadar dinlendirdiğimiz kavanozdan 1 çay kaşığı kadarını boş bir kavanoza alırız.
  • Sonrada boyamızın içine, boyanın kitre üzerinde kalmasını sağlayan ve damlaların büyüklüğünü küçüklüğünü ayarlayan "sığır ödü' nü azar azar istediğimiz ayara gelene kadar biraz da su katarak ayarlarız.
  • Atılan suraya göre her boyaya ayrı ölçüde öd konulur. Hazırlanan boyalar fırçayla tesadüf atılarak değil de, ebrucunun ustasından öğrendiği fırça vuruş tekniğiyle çalışacağı ebru çeşidine göre tekneye serpilir.
  • Ebru sanatçıları boyaları serptiği fırçaları kendi hazırlar.
  • At kılını ve kurutulmuş gül dalını, ustasından öğrendiği tarzda bağlar.
  • Tekne üzerine atılan boyalara istediğimiz şekli verdikten sonra teknemizin ölçüsünden yarım veya 1 cm kadar kısa olan 1. hamur kağıdı teknenin üzerine bilinçli bir şekilde ve yavaşça yatırarak, boyanın kağıda geçmesi sağlanır.
  • Kağıt yatırılırken arada hava kalmamasına dikkat edilir.
  • Kağıt 3-5 saniye sonra teknenin kenarlarına sürterek sıyrılıp alınır.
  • Temiz bir yere serilerek, kurutulur.
  • Bir ebrunun kurallarıyla muntazam şekilde yapılabilmesi için bir ustadan eğitim alması gerekir. Her suyun üstüne atılan ve kağıda alınan boya ebru değildir. Ebru çok mistik bir sanattır ve klasik bilgiler doğrultusunda ebrucunun ruhunu yansıttığı çok farklı bir sanattır. Tektir, asla aynısı bir daha oluşturulamaz. Oksit ve toprak boyalarla yapıldığı için solmaz ve renkler uzun süre dayanır.
  • Ebru gizemli bir sanattır. Sanatçı tekneye boyalarını atar; fakat kağıtta ne çıkacağı hakkında net bir fikri olamaz. O yüzden her kağıt çekiş ayrı bir heyecan doğurur. Çok sabır isteyen  fakat sanatçıya her seferinde verdiği heyecanla ebrucuya mutluluk verir ve zamanın nasıl geçtiğini unutturan bir sanattır.
  • EBRU SANATI MALZEMELERİ
  • Tekne: Ebru çalışması yapılacak kaptır. Galvaniz sacdan, kromdan, camdan, tahtadan yapılabilir. Çalışmak istediğiniz ebattan 1.cm büyük olmalıdır. Klasik ebru teknesi, 35 - 50 cm. boy 3 - 5 cm. derinliğindedir. Kenarları çok muntazam tam bir kare olmalıdır.

    Kitre: Geven otunun köke yakın bölgesindeki çizilerek akıtılmış öz suyudur. Kurutulmuş halde aktarlarda satılır.

    Boyalar: Suda erimeyen yağ içermeyen boyalardır. Oksit boyalar ve pigment boyalar halinde toz olarak satılır. Ebrucu oksit boyaları 1,5 saat kadar mermer veya cam üzerinde özel tekniğiyle ezerek, 1,5 ay kadar bekleterek hazırlar. Boyalar toz halde nalburiyelerden alınabilir.

    Fırçalar: At kılı ve gül dalından yapılır. Bilinçli yapılmalıdır. Özel bir teknikle bağlanmalıdır. Uzunluğu ve kalınlığı iyi ayarlanmalıdır. At kılı boyayı tuttuğu için gül dalı da hem esnek hem de dayanıklı olduğu için tercih edilir.

    Öd: Sığır ödü olmalıdır. Taze olarak mezbahanelerden temin edilebilir. Benmari usulü kaynatılarak uzun süre saklanabilir.

    Tarak: Tahta çıta üzerine istediğimiz aralıklarla çivileri çakarak elde ederiz. Taraklı ebru yapımında kullanılır.

    Kağıt: 1. hamur kağıt, yüzeyi temiz ve pütürsüz olmalıdır, ayrıca tekneden 1cm kısa olmalıdır.

    Desteseng: Ebru boyalarını ezmek için kullanılan tutulacak yeri olan mermer.

    Bizler: Çeşitli kalınlıklarda çivilerden ve şişlerden kalın gül dallarına veya tahtalara saplayarak yapılır. Ebruya şekil vermek için kullanılır.

    Kitre torbası: Amerikan bezinden yapılmış çok iyi dikilmiş bir torbadır. Kitrenin süzülmesi için kullanılır.

    Spatula: Tekneyi sıyırmak ve tekneyi karıştırmak için gereklidir.

    Kavanozlar: Ezilen boyaların saklanması ve kullanılan boyaların hazırlanması için gereklidir.

  • 15.yy’dan sonra Orta Asya’dan getirdiğimiz, Anadolu’da zirveye çıkarttığımız,"Türk Kağıdı" adı ile Avrupa’ya tanıttığımız çok eski bir geleneksel sanatımızdır. Eskiden önemli kitaplarımızda kapak olarak kullandığımız bir ciltleme malzemesi olan ebru, şimdilerde evimizin duvarlarını süslemektedir. Ayrıca kumaşa, cama, ahşaba ve tuvale de çalışılarak kullanım alanı genişletilmektedir.

    Bu sanat, usta-çırak ilişkisi ile öğrenilir. Bir kitaptan veya kendi kendine öğrenilemez. Klasik ebru sanatı tekniğini bilen bir ustanın deneyimlerini paylaşmasıyla öğrenilir.

    Damlalardan oluşan ebru sanatında ortaya çıkan eserin aynısı yapılamaz. Çünkü damlaların suda aynı şekilde dağılması imkansızdır.

    Büyüleyici desenlere sahip olan ebru sanatı, bizleri sanki mikro ve makro alemlerden çıplak gözümüzün göremediği güzellikler sunmaktadır. Venüs gezegeninden gelen fotoğraflar, kan hücresinin mikroskopta görüntüsü ebruya çok benzer. Ebru sanatı sadece göze hoş gelen zarif bir görüntüde değildir. İnsan ruhunun güzelliklerini ortaya çıkaran terapi özelliği de vardır. 9. yy’dan beri varlığı bilinen Darüşşifalar’da müziğin eşliğinde birçok sanat gibi ebru da kullanılmıştır. Bugün modern psikolojinin kabul ettiği “arınma” bu sanat sayesinde mümkün olmaktadır. Ebru Sanatı ile uğraşanlarda olumluluk, stres kontrolü, yaratıcılık, disiplin, özgüven, hilm(huylarda meydana gelen yumuşaklık) ve motivasyon gibi kişisel özelliklerin geliştiğini yakından görmekteyiz.

    "Ebru suyla boyanın dans etmesidir."

  • EBRU SANATI NEDİR

  • Tekne içerisindeki yapışkan sıvı üzerine, sanatçının yaptığı fırçalarla, ke

  • ndisin özel hazırladığı boyaları bilinçli bir şekilde damlatarak, sıvı üzerinde resim yapma ve bunu bir obje (kağıt ,kumaş,cam vs.) üzerine aktarma sanatıdır.
    Ebru köken olarak “ebr” sözcüğünden türetilen “ebr’i” kelimesinden gelmiştir ve “bulut gibi”, “bulutumsu” anlamına gelmektedir. Zamanla “ebr’i” kelimesi Türkçeleşerek “ebru” halini almıştır.
    Bir başka rivayete göre ise Farsça “ab-rüy” kelimesinden geldiği söylenmektedir. Anlamı “yüz suyu”veya" suyüzü"dur.

    Klasik Ebru Çeşitleri
    Battal Ebru, Gel-git Ebru, Şal Ebru, Bülbül Yuvası veya Çarkıfelek, Somaki Ebru, Kumlu-kılçıllı Ebru, Hatip Ebru, Yürekli Ebru, Çiçekli Ebru, Yazılı Ebru,tarzıkadim, Hafif Ebru’dur.

    Ebru Tarihi

    Ebru sanatının ilk kez ne zaman ve nerede yapıldığı tam olarak bilinememektedir. Tarihi ve kimin tarafından yapıldığı belli olmayan bazı eserler vardır.
    Bugün kayıtlardaki en eski ebru 1539-40 tarihli GUY-İ  ÇEVGAN adlı eserdir.Eserin her yaprağı ebruludur. Ancak, bir sanatın gelişmesi ve kabul görmesi için yüzlerce yıl geçmesi gerektiğini ve kayıtlarda da detaylı bir arama yapılmadığını düşünürsek bu sanatın çok daha  eskilere dayanan bir geçmişi olduğunu kabul etmemiz gerekir. Bilinen en eski ebruzen
    Tertib-i Risâle-i Ebri’de adı geçen ve Şebek lakabı ile anılan bir Ebruzen dir. ŞEBEK MEHMET   EFENDİ. 
    Ayrıca, ebru kelimesinin Farsça'daki EBRİ kökünden geldiğini iddia edenler olsa da, bu kelimenin kullanılmasından yıllar öncesinde, Türkistan'da EBRE kelimesinin çok yakın anlamda kullanıldığı bilinmektedir. Yani kelimenin Farsça'ya zamanın Türkçe'sinden geçmiş olma olasılığı yüksektir. Osmanlı'nın son devirlerinde yaşamış olan Üsküdarlı Şeyh Sadık Efendi, Ebru Sanatı'nın inceliklerini öğrenmek için Buhara'ya gitmiştir. Bu da, Ebru Sanatı'nın Orta Asya kökenli olduğuna dair güçlü bir kanıttır.
    Ebru Sanatı'nın günümüze ulaşmasında, Üsküdarlı Şeyh Sadık'ın büyük payı vardır. Onun devamında, Hezarfen Edhem Efendi, Necmeddin Okyay ve Mustafa Düzgünman, bir yandan sanattaki geleneği korumuş, aynı zamanda da ebru çeşitlerini tanzim ederek Ebru'yu güçlü bir sanat haline getirmişlerdir.
    Ebru Sanatı ile ilgili yazılmış ilk eser, Tertib-i Risale-i Ebri adını taşır ve 1608 tarihlidir. Basitçe ebru yapımından ve ebru sanatçılığından bahseder.
    Osmanlı'da ise Şebek Mehmed Efendi'den sonraki en önemli Ebru Sanatçısı, Hatip Ebrusu'na da adını veren İstanbullu Hatip Mehmed Efendi'dir.Aynı zamanda hattat olan sanatçı, Ayasofya Camii'nde hatiplik yapmış ve 1773 yılında vefat etmiştir.
     

     

     

     

  • Kategori: Kültür - Sanat
                  Kültür - Sanat > Sanal Galeri
    nailesanat tarafından gönderilen tüm yazılar
    Bu yazı 12/03/2008 tarihinde yayınlandı. nailesanat tarafından 18/06/2008 tarihinde güncellendi. 94 defa görüntülendi.
    ETİKETLER
    ebru tarihçesi



    Bu yazıyı arkadaşına gönder
    Kimden : Kime :
    SİTE SAHİBİ
    nailesanat


    48
    Nevşehir
    Şikayet Et
     
    Bu sitede Tüm Azbuz'da
     
    SİTE ETİKETLERİ
     
    SİTE KATEGORİSİ
    Gezi ve Mekân
     
    GİRİŞ:
    E-posta:
    Şifre:
    Beni Hatırla
     unuttum
    rss link
     
    ADnet Reklamları
     
    NAİLE SANAT EVİ | EBRU SANATI YAPILIŞI | SERGİ VE GÖSTERİLER | ÇALIŞMALARIMIZ | SANATÇI HAKKINDA | naile sanat evi Ana Sayfa | Forumlar | RSS
    © 2006 Azbuz.com. Her hakkı saklıdır. Blog tutmak ve site yapmak için Türkiye'de bir numara.